İnsan, elleriyle oluşturdukları üzerinden yaşamını seyrederek kendini bilme potansiyeliyle dünyaya gelmiş bilinçli bir yapıdır.

Bununla beraber, dünyadaki işlevi gereği  bu biliş bazılarına saklı kalmış, bazılarına açılmıştır.Bu gerçeğe göre, olanı görebilmek, hemen sonrasından ondan özgürleşerek potansiyelini farklı şekillerde gerçekleştirmeye çalışmak doğası gereğidir.  Ve insan bunu ne formuyla olursa olsun yapar. Bazıları bilinçli şekilde bunun hakikatine yol olduğunu fark eder ve kendinden özgürleşme peşindedir. Bazıları ise aynı şeyi bilinçsize yapar, özgürleşmek için değil doyumsuzluktan bırakır ve sürekli madde dünyasının peşinde koşar. Her ikisi de aslında doğası gereği “daha” deme halindedir. Tek fark neyin uğruna “daha” ve “ileri” dediğinin farkındalığıdır .

Herkesin yaşamı bu ikisinden hangi hal üzere olduğunu gösterir ve yoluna, yaşama hizmetine dair ipuçlarını barındırır .İPuçlarını anlamak  adına her dönem çeşitli sistemler kullanılmıştır. Astroloji bunlardan biridir.

İnsan ve yaşamı keşfetmeye hizmet eden astrolojiye göre her gezegenin kendine has işlevi ve ifade ettiği başlıklar vardır. Bu başlıklar kişinin  kendini ve yaşamı nasıl değerlendireceğini , hangi basamakları kullanacağını anlatır.

Diziliş sıralamasına göre ,Satürn altında kalan gezegenler madde dünyasında kişilerin birim olarak nasıl ve ne şekilde varlığını sürdüreceğini anlatırken, Satürn ötesi gezegenler  ise  birimsellikten öze geçiş aşamalarını anlatır.

Satürn kişisel ve maddi özelliklerden temas yollu nasıl dönüşeceğinin ipuçlarını barındırır.Uranüs kişinin insan değil Kozmik bilincin kendisi olduğunu yaşatmak adına bilincinde yaşayacağı devrimin nasıl gerçekleşeceğini, Neptün ise devrim arkası çözülmeleri anlatır.Plüton ise tüm bu sürecin olmasını sağlayan değişim ve dönüşüm sorumlusudur .

Plüton’un oluşturduğu etki dönüşüm/transformasyondur. Dönüşümü, dönüşebilmek için değişimleri, değişmemek adına direndiğimiz alanların yıkımını, bu alanlardaki kontrolü ya da kontrolsüzlüğü, sahip olduğumuz güçleri ifade eder. Bulunduğu burç , bilincin gelişimi adına o dönem hangi başlıkların öne çıkacağını anlatır.

Bireysel haritalarda , kişinin hangi başlıklarda dönüşmesi gerektiğini , geçmiş kayıtlarını ve  erken yaşta oluşmuş ve gizli kalmış dürtülerini, derin korkularını, ruhsal tekamül adına alması gereken dersleri, dönüşüm kaynaklarını ve içindeki gücü gösterir.

Bu sebeple, dönüşüme giden yolda içimizdeki gücü anlatan ve bu gücün kullanıcısı olmak adına hangi alanlarda değişim geçirmek durumunda olduğumuzu keşfetmek için doğum haritalarımızdaki Plüton yerleşiminin söylediği ana başlıklardan yola çıkabiliriz.

Plüton’un bulunduğu burca göre işaretleri

P.Koç : “Ben” anlayışı, güç ve sabır

P.Boğa: Kaynaklar edinmek, değerlendirmek, ihtiras konuları

P.İkizler: Bilgiler, fikirler, ifade ve iletişim

P.Yengeç: Aile anlayışı, güvenlik ve koruma

P.Aslan: Kendini gösterme, ego, hakimiyet kurmak

P.Başak: Hizmet, kontrol ve uzmanlaşma

P.Terazi: İlişkiler ve birliktelikler, adalet ve eşitlik

P.Akrep: Hırs, ihtiras, yaptırım gücü, tutkular

P.Yay: Özgürlük, maneviyat ve felsefe

P.Oğlak: Disiplin, düzen, baskı

P.Kova: Biz anlayışı, devrim, yenilenme

P.Balık: Ruhsal ve duygusal değerler, maneviyat

Gücün ortaya çıkmaya çalıştığı yaşam alanlarını ise Plüton’un doğum haritalarında yerleştiği ev gösterir. Kişi ,yaşamı ve kendini olumlu kullanıyorsa bu gücün ortaya çıkışı kolaylaşır, olumsuz kullanım ya da farkına varılmayan durumlarda ise gücünü yıkıcı davranış modelleriyle ortaya çıkarır.

Plüton’un evlere göre yıkıcı davranış modelleri

  1. ev: Hareketli, yapıcı ve yıkıcı güçler, hırslı ve iradeli olmak.
  2. ev: Maddi konulara karşı hırs, değer yargılarında tutuculuk.
  3. ev: Anlatım ve ifade sertliği, sosyal geçimsizlik.
  4. ev: Aile hayatı sorunları, zorlu deneyimler, huzurlu bir aile kurma ihtiyacı.
  5. ev: Sevdiklerine karşı baskıcı olma, kumar gibi alışkanlıklar ve yıkıcı sonuçları.
  6. ev: Hastalık korkusu, kontrolcülük, yıpratıcı gündelik yaşam.
  7. ev: Evlilik ve ortaklıklarda çatışma ve geçimsizlikler, baskıcı yönetim.
  8. ev: Yaşamın ve ölümün doğasını keşfetme arzusu, cinsel yönden doyumsuzluk
  9. ev: İnancı konularında devrimci veya fanatik olmak.
  10. ev: Başarılı olmak için güç kullanma, sert etkileri ve yönlendirici tavırlar, acımasızlık.
  11. ev: Yüksek amaçlar, dostluk anlayışında üstünlük gösterme, sosyal hizmetler anlayışı.
  12. ev: Yersiz korkular, baskın duygular, duygusal doyuma ulaşma çaba ve krizleri

Elbette ki bunlar sadece dikkatinizi gücünüze yöneltebilmek adına kullanabileceğiniz en genel başlıklardır. Dönüşüm yolundaki adımlarınız için haritanızdaki Plüton yerleşimlerinizi inceleyebilirsiniz.

Özgürleşmek adına olanı bir yana bırakarak başka bir yöne doğru gitmek özgürlük değil, belki de dışsallığın kölesi olmaya atılan ilk adımdır.

Tüm öğretiler  nefsine arif olanın doğal olarak rabbine ( öze doğru yolun  ilk kapısı olan  Rabbe / kendisini oluşturan işleve ) arif olacağını söylerken, yapılacak ilk iş kendini tanımak ve  temas yollu kapsama şeklinde  özgürleşmektir.

Dönüşmek adına zoraki değişimler yaşamak zorunda kalmadan, kolaylıkla yenileneceğiniz günler dileğiyle…

Fatma Alkaya Gönülkırmaz

 

Bu yazı YogaKioo Dergi için yazılmış ve dergide yayınlanmıştır.
Dergiye abone olmak için : YogaKioo Dergi