Her birim, kendisini var eden sistemdeki bütün bilgiyi potansiyel olarak taşır ve kendi gerçekliği adına geçmiş zamanlardan gelen işlerin devamına hizmet eder.
Bu işleyişi bazen fiziksel, bazense ruhsal atalara ( mana grupları ) ait dinamikler sağlar.

Bu sebeple kişi, içine doğmuş olduğu aile sistem dinamiklerini bilinçli veya bilinçsizce deneyimleyerek, kendi yaşam deneyimleriyle dönüştürerek o bilgiye yeni bir form verene dek aynıyla yaşamaya devam eder.

Aile dizimi çalışması, herhangi bir konuda kısır döngü yaşayan kişilere kendi sistemine dönük farkındalığa ve çözümlemeye yaklaşmak adına yapılan alan çalışmasıdır.

Bu çalışmada yaşamında aileden ulaşan bir kayda veya özelliğe yeni bir yön veremediği için dönüştüremediği ve defalarca aynı şekilde yaşamak durumunda kaldığı konu üzerinden kişinin dahil olduğu sistemi gözlemleriz.

Bu gözlemin kişiye ilk hediyesi yaşamda zorluk yaşadığı konusunun tek başına kendi deneyimi ile alakalı olmadığıdır.

Bu şekilde, kişinin konusuna kendinden bağımsız olarak bakması, yapıyorum yada yapamıyorum zannettiği şeylerin atalar tarafından başlatılmasına rağmen tamamlanamamış bir hareket/iş olduğunu, hareketin bu yaşamda kendisi üzerinden ifade bulmaya çalıştığını görmesine aracı olur.

Temsilciler aracılığıyla oluşturulan büyük resmin ortaya çıkışı ve kişinin bilinçaltındaki bir dinamiğin bilinçli alanında yer bulmasıyla, konunun tekrar eden kısır formu çoğunlukla ortadan kalkar. Kişiye yaşamdaki yeri ve hizmetini keşfetmesi adına yeni bir pencere sunar.

Fatma Alkaya, klasik aile dizimi anlayışından farklı bir tarzda çalışma yapmaktadır.

Astrolog ve eğitmen olan Fatma tüm çalışmalarında doğal olarak Astrolojik yaklaşımı kullanmaktadır.

Aile dinamiklerini ve kişinin yaşadığı konunun Astrolojik karşılıklarını da ele alarak incelemektedir.

Aynı zamanda varlıkta görünen yapıların Teklik prensibi doğrultusunda işlemesi ve bununla birlikte ayrı ayrı görünebilmesi matematiği üzerine çalışmaları ve paylaşımları olması danışanlarının dizim konularını da bu anlayışla ele almasını sağlamaktadır.

Danışanın kendisini dizime getiren sorunu hangi dinamikler sebebiyle yaşadığını görmesine açılan alanda kolaylaştırıcı olurken, aynı zamanda açığa çıkan bilgiyi yaşamın hangi alanında değerlendirmesi gerektiğini de paylaşmaktadır.

Bu çalışmada; ilişkiler, ruhsal ve fiziksel sağlık, para ve kariyer ilişkisi gibi başlıkların yanı sıra yaşamı zorlaştıran, içinden çıkamadığınız ve birden çok defa tekrar eden tüm konulara bakılmaktadır.

Çalışmaya gelmek için sorun yaşadığınız bir konunuz yoksa bile temsilci olarak katılabilir, sizden önceki bireylerden gelen konu veya yargıların kendi üzerinizdeki etkisini gözlemleyebilirsiniz.

UYGULAMA NASIL YAPILIR?

Genellikle grup olarak gerçekleştirilen bu çalışmada kişi öncelikle hangi konu için çalışmak istediğini bildirir.

Uygulayıcı, aile sistemine dair sorular sorar. Konu ile ilgili olduğunu düşündüğü kavram veya aile bireylerini tespit eder. Danışandan orda bulunan katılımcılar arasından ilgili kavram veya bireyleri temsil edecek kişileri seçerek alana yerleştirmesini ister.

Danışan ve uygulayıcı gözlemci konumunda kalarak hep birlikte alana yerleşen temsilcilerin hareketlerini izler.

Bu şekilde oluşturulan canlı resim üzerinden danışanın bilinçaltında ve enerji bedeninde kayıtlı olan bilginin ifade bulmasına alan açılmış olur.

Bu sırada temsilciler ilgili enerji formuna göre hareket ettikleri için temsil ettikleri kişi gibi davranmaya, hissetmeye başlarlar.

Aynı zamanda rol aldıkları konunun kendi yaşamlarındaki yansımasını gözlemleme fırsatı bulur ve kendileri içinde şifayı harekete geçirmiş olurlar.

Canlı resmin anlattıkları aile sisteminde olayla ilgili nasıl bir dinamik söz konusu olduğunu gösterir ve uygulayıcı danışana bunu aktarır.

Temsili alanda ifade bulan konu kendi hızında kişinin yaşamında karşılığını gösterir.

Bazı konular içinse ikinci bir çalışmaya ihtiyaç duyulabilir.


Katılımcılar ne dedi?

“Hayat bir matematik. Bazen acımasız, bazen şaşırtıcı veya çok keyif verici olabiliyor gerçekler. Aile dizimi çalışması o kadar akıcı ve o kadar emin ellerde hissettirdi ki en şok edici durumda bile su gibi akıp ve kaynağa ulaştık. Biz temsilciler, katılımcılar ve Hocamız sahne önünde iken tüm gerçeklik bizler üzerinden bir kere daha perde alıyor; önce geriliyor, belki korkuyor, utanıyor, üzülüyor, korkuyor ama sonuçta kesin olarak gevşiyor ve helalleşerek şifalanıyorduk. Bir kere daha, bir kere daha. Tüm açılımlarda aldığımız tüm rollerde bizler de kendimizi buluyor, kendimizden bir parçayı yaşıyorduk. Zaten gerçek bu değil miydi? Birbirimizden çok mu farklıydık? Her gömleği bir kerecik olsun giyen bizler, kime göre iyi ve kötüydük? Atalarımız kime göre iyi ve kötüydü?
Son derece derin bir çalışma olan aile dizimini, tereyağından kıl çekercesine kolaylaştıran Fatma Alkaya Gönülkırmaz Hocamıza, kendini ve sistemini hepimize açan tüm temsilci arkadaşlarıma binlerce kere teşekkürlerimle.”
Şebnem Yıldırım – Katılımcı

“Hayat içinde her birimiz kendine has kuralları ve örüntüleri ile adeta kendi satranç oyunumuzun içinde gibiyiz. Bir oyunda at, bir oyunda kale, başka bir oyunda piyon olup deneyimleyerek öğreniyoruz. Karşılaştığımız ve tekrar ettiğini fark ettiğimiz her problem kendini ifade edip, tanımlanıp tamamlanmak isteyen bir döngüye işaret ediyor. İşte aile dizimi, hayatın o bazen asırlara ve farklı coğrafyalara yayılan zengin karmaşasını daha anlaşılır kılmak için güvenli bir oyun tahtasını kullanmak gibi. Kişileri alana yerleştirip izlemek, içinde beliren hisleri gözlemlemek ve sonunda döngünün kendini ifade edişini deneyimlemek benim için çok sarsıcıydı. Yüzlerce kitap, binlerce bilgiden daha farklı, doğrudan temas ve dönüşüm gücüne sahip bir çalışma aile dizimi. Hiç tanımadığım birinin diziminde temsilci olurken de kendi hikâyemin dizimini gözlemlerken de aynı tesirde.
Sezgileri, bilgeliği ve yarattığı güvenli alan için Fatma Alkaya Gönülkırmaz’a ve bu deneyimi yaşadığım tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”
Sevil Ağaoğlu – Katılımcı

“Bunca zahmet ve acıya yol açıp da kuşaklara ve sayısız hayata yayılan örüntülerin bu kadar kısa süre içinde çözüldüğüne tanık olmak, bir mucizeye tanık olmaktı. Yogada ve meditasyonda teklik ve bütünlük olarak deneyimlediğim hale fiziksel dünyadan kurulan köprüye tanık oldum. Unutulmuş bağlantıların hatırasıyla şifalandım. Algımızın açılış hızı ve konsantrasyonumuzdaki artışı görmek heyecan vericiydi. Tüm zamanlar bu andaydı ve biz birbirimizin hayatlarında sayısız defa rol almış oyunculardık. Dizim, manevi yakınlığımızın fiziksel dünyadaki yaşamsal yakınlığımız ile ne kadar örtüştüğünü gösteren bir deney alanıydı sanki. Gerektiği kadarını hatırladık, bize çok şey gösterildi, ama görebildiğimizi gördük, alabildiğimizi aldık. Zamansız bir boyuttan üzerimize giydiğimiz yaşamları kabul ederek gelen ve zamanın kendisiyle bölünen ruhlardık. Beraber birbirimize ve kendimize doğru cesur bir adım attık. Beraber olmasak olamazdı.”
Burcu Tunalı – Katılımcı

En yakın etkinlik tarihi için TAKVİM sayfasına bakabilirsiniz

Kayıt için için İLETİŞİM formunu doldurabilir veya

WhatsApp chat
Whatsapp’dan randevu alabilirsiniz.